Arabuluculuk, tarafların bir araya gelerek, tarafsız ve uzman bir üçüncü kişinin (arabulucu) yardımıyla, aralarındaki uyuşmazlığı mahkemeye gitmeden çözmelerini sağlayan bir yöntemdir. Türk hukukunda bazı uyuşmazlık türlerinde arabulucuya başvurulmuş olması, dava açabilmenin ön şartı haline getirilmiştir; bu düzenlemeye “dava şartı arabuluculuk” denir.
Hangi Uyuşmazlıklarda Zorunludur?
İşçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan işçi veya işveren alacağı ve tazminat talepleri, ticari uyuşmazlıklar ile tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmında arabulucuya başvuru, dava açılmadan önce zorunlu bir aşamadır. Bu uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, dava usulden reddedilir.
Süreç Nasıl İşler?
Taraflardan biri, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Bilgi Sistemi üzerinden bir arabulucuya başvurur. Arabulucu, tarafları bir veya birden fazla toplantıya davet eder. Taraflar anlaşırsa süreç bir anlaşma tutanağıyla sonuçlanır; bu tutanak icra edilebilir niteliktedir. Anlaşma sağlanamazsa, taraflara “anlaşamama” tutanağı verilir ve bu tutanakla birlikte dava açma yolu açılır.
Avantajları Nelerdir?
Arabuluculuk, dava sürecine kıyasla daha kısa sürede sonuçlanabilen, tarafların kendi çözümlerini üretmelerine imkan tanıyan ve gizlilik ilkesine tabi bir süreçtir. Arabuluculuk faaliyeti yürüten bir avukat olarak, sürecin doğru yönetilmesinin taraflar açısından zaman ve süreç yönetimi bakımından önemli olduğunu belirtmek isterim.

